TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 218.758
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 6.076
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 75
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 5.112
Çerkeş

AYHAN ÇERKEŞİ – KALBİM PARAMPARÇA

Geçtiğimiz günlerde ekranlarda seksen sekiz yaşındaki savunmasız, alzaymırlı yaşlı kadının, gelini tarafından dövülerek öldürülme görüntülerini gördük. Kalbim paramparça oldu. Lânet olsun sizin insanlığınıza dedim. Televizyon programına çıkıp yüzlerine tükürmek geldi..

AYHAN ÇERKEŞİ – KALBİM PARAMPARÇA

Geçtiğimiz günlerde ekranlarda seksen sekiz yaşındaki savunmasız, alzaymırlı yaşlı kadının, gelini tarafından dövülerek öldürülme görüntülerini gördük. Kalbim paramparça oldu. Lânet olsun sizin insanlığınıza dedim. Televizyon programına çıkıp yüzlerine tükürmek geldi içimden. İmkanı olsa bir dakika durmaz tükürürdüm o gelinin, o çocuklarının yüzlerine.
Peki nedir bu merhametsizliğin, insanlık dışı olayın sebebi? Altı, yedi çocuğu olan bir masum kadın neden böylesine kan donduran bir muameleyle karşılaşıyor? Elbette bunun dini, sosyolojik ve insanî bir çok sebebi var.
İnsanların İslami değerlerden uzak ve İslam’ın anne ve babaya, yaşlı ve hasta insanlara verdiği değerin bilinmiyor olması0 bu sebeplerden biri. “Anne ve babalarınıza öf bile demeyiniz.” diyen bir dinin mensuplarıyız. “Cennet annelerin ayakları altındadır” ilahi kelamının muhataplarıyız. Bu ilahi emirleri aşağı yukarı hepimiz biliriz hatta ahkam keseriz lakin sadece lafta kalır bütün bunlar. İş bu ilahi emirlerin gereğini yapmaya gelince bahanelerin ardı arkası kesilmez. İslam’a göre kayınpeder ve kayınvalideye bakma zorunluluğumuz yok ki deriz pişkin pişkin. Sanki İslam’ın bütün emirlerini yapıyormuş da bunu da ihmal etmek istemiyormuş gibi fetvalar veririz. Ama İslam’ın anne, baba; kayınvalide, kayınpedere; yaşlı ve hasta insanlara bakmanın en büyük ibadet olduğu tasfiyesini göz ardı ederiz.
Bir de toplum olarak arkasına sığındığımız ortak bahaneler vardır. “Yerini yurdunu öbür çocuğuna verdi gitsin o baksın. Sağlığında bana gelmiyordu parasını ona yediriyordu gitsin şimdi orada kalsın. Gençliğinde çok kaynadı bana bir de onamı bakacağım.” bu bahanelerin belli başlılarıdır.
Hasbelkader bu savunmasız insanlarla ilgilenen – parantez içinde bakan – evlatların arkasına sığındığı bahaneler ise daha başkadır. “Başkalarının yaşlısı ve hastası böyle mi canım, bizimki çok inatçı ve çok geçimsiz hiç bir şeyden memnun değil. Halbuki komşunun yaşlısı öyle mi ağzı dualı.” vesaire vesaire…. bunlardan bazıları.
Halbuki evlât O yaşlının, o hastanın yaptığı şeyleri bilinçli ve isteyerek yapmadığını bilir. Çünkü o da yalnızlıktan, yatalak olmaktan, ağrılardan, sızılardan bıkmıştır. Dolayısıyla sağlıklı düşünemez. Bundan dolayı yapılan iyiliğin karşılığı ondan değil Allah (cc) ‘tan beklemelidir O yaşlı ve hastaya bakmanın Allah’ın(cc) rızasını kazanmakla eş olduğu bilinmelidir.
Bir de eşlerden biri ölünce ayrı evlerde yalnızlığa mahkum edilen yaşlı ve hastalarımız vardır. Evlat ve torun yolu gözleyen sözüm ona cam fanustaki yaşlılarımız.
Sen bebekken gece dal uykusundan kaktı o anne baba. Yemedi yedirdi, içmedi içirdi giymedi giydirdi. Seni rahat ettirmek için senin canına bir zarar gelmesin diye kendi hayatından fedakarlık etti. Şimdi sıra sende. Muhakkak yaşlı, hasta ve bakıma muhtaç insanlara bakmak çok zor. Bunun için önce sabır lazım. Sabır varsa gerisi kolay. İnanıyorsanız, inancınızın gereğini yapın; inanmıyorsanız vicdanınıza uyun -varsa tabi- anne, baba ve yaşlılarımıza bakın. Onlar hepimizin iyi insan olma, Cennet’e gitme fırsatlarımız. Evlerimizin bereketi ve huzurudur. Peygamberimiz Hz. Muhammet’in yaşlılarına bakanlara dua, bakmayanlara beddua olan Cennet ve Cehennem’in aynı cümlede yer aldığı Şu Hadisiyle yazıma son veriyorum. “Anne ve babası yanında yaşlanıp da Cennet’e gidemeyenlerin burnu sürtülsün.”

AYHAN ÇERKEŞÎ

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL